Sanırım ilk önce popüler yaşam alışkanlıklarımızdan ve kendimizden sıkıldık. Hayatımızı sürdürmek için yaptığımız işler bizi tamamen köreltmeden, üretmenin bize iyi geleceğini fark ettik. Böylece kedimize ayırdığımız zamanı daha verimli kullanmaya başlayarak, daha önce deneme şansımız olmayan şeyleri tecrübe ederek, bizi mutlu eden ilgi alanlarımızı keşfettik. Ürettikçe çoğaldı ve çeşitlendi yaptıklarımız. Tüm mesele sevdiğimiz işi yapabilmekti. Zaman ve koşullar el verdiği sürece yapmaya devam edeceğiz…
İp çeşitleri ile farklı halatları bir araya getiren; “Afrikan Basket, Duvar Tabağı, Örgü Duvar Sepeti” vb isimlerle anılan el sanatları işçiliğini çok beğenerek yapmaya başladık. Deniz kenarından topladığımız tahta parçalarıyla daha çok “Drift wood art” olarak anılan özellikle Amerika ve Rusya’da en iyi örneklerini görüp denediğimiz dekorları da üretmeye başladık. Özellikle dere kenarları ve sahillerden topladığımız farklı boylarda taşları birleştirerek, yine çok beğendiğimiz farklı zeminler üzerinde dekorlar ürettik. Bunların yanı sıra “String Art” olarak anılan ve Türkiye’de metal renkli iplerle yapılan Filografi sanatına benzer, hayal gücümüzü ahşap üzerinde istediğimiz gibi uygulayabileceğimiz başka bir dekor üretim tarzını yapmaya başladık. Her biri hayal gücü, el becerisi ve tecrübe ile, sürekli gelişen ve gelişecek olan uzun bir yol sunuyor bize. Rustik Dekor Atölye olarak, kendi çizgimizde devam ederek, yaptıklarımızda bizi görebileceğiniz kadar özgün çalışmalar çıkarabilmek için yolumuza devam ediyoruz…




